BAŞKANDAN

Değerli Hemşerilerim!...

       Zaman, hepimizin adına koşturuyor. Dünyaya geldiğimiz günden itibaren; ne zamana, ne kadere karşı koyamadan yaşıyoruz. Çocukken hep büyümenin üzerine kurulan, hayallerle dolu günlerimiz, çocukluğun o saf sade mutlu yanını, çok fazla hissetmeden geçip giderken, gençlik günlerinin yaşam coşkusuyla, büyük kararlar alaraktan, bol umutlu, geleceğe doğru adımlar atarak, yine zamanı yaşamadan geçerken ve nihayet inişli çıkışlarla geçirdiğimiz zamanı,  şu anda kucaklarken; yine gelecekle ilgili düşünceleri kafanızda oluşturur, ama geçmişi özleyerek yaşar dururuz. Değerini bilmeden geçirdiğimiz mutluluklarımız, keşkelerimiz ve belki de kaybettiğimiz sevgilerimiz ve hatta sevgili canlarımız o geçmiş zamanın içinde saklıdır (İçimizi titreten büyük özlemler). Pişman olsak da aynı hataları tekrar etmekten kaçınmayız.
      En kötüsü nedir biliyor musunuz? Kalpler kırmak; insanlara doğaya zarar vermek. Hırslara yenik düşmek. Dünya kurulduğundan beri insana ve doğaya insandan daha fazla zarar veren bir şey yok. Dünyayı, daha güzel hale getirmek varken, herkesin birbirine sevgi gösterip saygı duyması, yardım elini uzatması bu kadar kolayken yaradanın bu kadar özenerek yarattığı insanoğlu doğduğu günden itibaren bu geçirdiği zamanda nasıl değişebiliyor. Büyümek bu mudur? Soruyorum sizlere; her gününe şükretmek, geçmişle gelecek arasında doğru ve güzel şeyler yapmak, böylece çocukça huzura ve mutluluğa yeniden erişmek varken, yani kalbin hafiflemesi…
      İşte, zamanı doğru yaşamak; zaman istediği kadar alaycı bir şekilde baksın yüzümüze, var olmanın güzelliğini ruhumuzda, yüreğimiz de hissedebiliyorsak yaşamanın süresi önemli değil. Bence, evet sadece anlamlı yaşamak, yaşamaktır, insan olduğunu hissederek yaşamak... Sevgiler paylaşıldıkça büyür, acılar paylaşıldıkça azalır. Ben, yaşadığım şu ömrümün her zaman diliminde anlamlı olanın bu olduğunu; mutluluğun bunlara bağlı olduğunu düşünüyorum. Siz değerli hemşehrilerimin de benimle aynı hisleri paylaştığına eminim. Çünkü sizlerde hayırlarınızla bu mesajı bizlere veriyorsunuz. Veren elin her zaman yüceldiğini, mutlu olduğunu, insanları mutlu etmenin de ruhumuza zindelik kazandırdığına inanıyorum. Cehalet ve yoksulluk tehlikelidir. Kayseri insanı bunun farkındadır. Kendi şehri, insanı ve ülkemiz için her zaman bu konudaki hassasiyetini ispat etmiştir. Yüce Allah’ın ona verdiklerini her zaman paylaşmıştır. Bu aynı zamanda yürekten gelen bir duygudur, insanlık böyle bir şey. Allah hayırlarımızın devamını nasip etsin. Sizlerle gurur duyuyor tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Sizlerle birlikteliğim, altı sene önce hanımlar komisyonu ile başladı. Pek çok organizasyonda, burslarla ilgili konularda birlikte bir şeyler ortaya koymaya çalıştık. Gençlere yapılan yardımlar, çeşitli toplantıların sonucunda ulaşılan hayırlar, dayanışma gücünün her geçen gün arttığını görmek; hanımların ve gençlerin bu derneğe ve aynı zamanda dayanışmaya artan katılımları, derneğin isminin birçok vesile ile çok yere ulaşması, bizlere başvuran gençlere, yeni nesle örnek teşkil etmek, birlik ve beraberliğin sonucunda neler yapılabileceğini herkese gösterebilmek, duyurmak, en gencinden en yaşlısına, bürokratlarından iş dünyasındaki hayırseverlerimize kadar, ne kadar güçlü bir bağ oluşturduğumuzu, bu zaman dilimi içinde birbirimize ne kadar bağlı olduğumuzu gösterebilmek, tek bir çatı altında, tek bir amaçla yani hayırlar için buluşmak, bizlere sözlerle ifade edilemeyecek kadar mutluluk vermiştir.

      Biz farkına bile varmadan geçen zamana rağmen hayat merdiveninin üçer beşer çıkılan basamaklarına rağmen hayatımızın adeta bir özetini yaparcasına, zamanın yüzümüze attığı her yeni çizgiye rağmen içimizdeki mutluluk bakî kalacaktır. Sonsuzluğa ulaşabilmekten başka ne ister ki insan. Dünyayı isterse cennet yapabilir insan; işte bu güzel duygular ve yapılan hayırlı işlerle yeter ki insan bunu yürekten istesin. Yönetim kurulu başkanlığı ile bitirdiğim çabucak geçen bu altı senenin bana hissettirdikleri bunlar. Bundan sonra, ne sizin ne de benim bu duygular çerçevesinde üstleneceğimiz görevler nihayete ermemiştir tabîî ki. Ben bu dünyadaki görevlerimi elimden geldiğince yapmaya devam edeceğim. Sizlerin de bunu yapacağınızdan hiç şüphem yok.
      Dernekteki görevime uzun ısrarlar ve 1 mart genel kuruldaki seçim sonucu görevime devam ediyorum.Dolayısı ile geçen dönemdeki görevim boyunca bana destek veren, kadınlar komisyonundaki, özverili, her biri benim için ayrı bir değer olan canım arkadaşlarıma, tüm organizasyonlarda bizleri yalnız bırakmayıp, gençlerimize maddi manevi destek veren, tüm hanımlarımıza ve gençlik komisyonuna ve gençlere sosyal faaliyetlerinde altı yıl boyunca ağabeylik yapan sayın Mehmet Doğanyiğit’e ve daha evvel komisyonda yardımcılığını yapan Mehmet Özaydın’a, gençlik komisyonu üyelerine, istişare kuruluna, burs sayısını 750 öğrenciye ulaştıran ve yapılan çeşitli konulardaki yardımlara, organizasyonlara destek olan yüreği büyük hayırseverlerimize, bütün organizasyonlarımızda bizleri yalnız bırakmayan bürokratlarımıza, ilçe dernekleri koordinasyon kurulundaki, ilçe deneği başkanlarına, dernekle ilgili çalışmalarımda her zaman yanımda hissettiğim, senelerdir özveri ile gençlerimizin burs başvurusundaki mülakatlarını yapan, sayın F. Erbil Önem’e, yapılan her organizasyonda yine büyük bir özveri ile çalışan dernek müdürü Sayın M. Orhan Cebeci’ye, asistanı Birgül Sevgi’ye, yönetim ve denetim kurulunda iki senedir birlikte çalıştığım sevgili yönetim kurulu ve denetim kurulu arkadaşlarıma kısacası tüm gönül insanlarına teşekkürü bir borç biliyorum.
      Benim göreve devam etmemdeki amacım dernek adına verilmiş bir karardır.Allah utandırmasın.Yine elimden geldiğince sizlerle birlikte bu göreve severek devam edeceğim ama geçen dönemde bana destek veren bu dönemde de desteklerini esirgemeyecek olan eski yeni herkese buradan teşekkür ediyorum,sizlerle birlikte dernek için çok aşamalar kaydedeceğimize gönülden inanıyorum.
      Yolumuz açık olsun.
      
      Saygılarımla...

        Kayseri İli Yardım Derneği İst. Şub.
        Yönetim Kurulu Başkanı
     Yasemin AYDOĞAN

 

YOK OLMAK DEĞİLDİR HAYAT
ZAMANDA VAR OLABİLMEKTİR
VAR OLMAK DEMEK VÜCUT DEĞİLDİR
YÜREK DOLUSU SEVGİDEN KALANDIR
                                            Yasemin AYDOĞAN